İSTANBUL BİLİŞİM, TÜKETİCİLERİ DOLANDIRIYOR MU?

Bunu Paylaş

Şirket ünvanı Retro Bilişim Hizmetleri Sanayi Ve Dış Tic. Ltd. Şti. olan www.istanbulbilisim.com isimli internet sitesi Türkiye’de 2002 yılından beri online faaliyet gösteren alışveriş sitesidir. Kasım 2019 tarihinden itibaren bir çok tüketici yapmış olduğu alışverişten dolayı şirket tarafından mağdur edilmiştir.

  Parası ödenen ürünlerin teslimatında Kasım 2019’an bu yana yaşanan gecikmelerin yanısıra ne zaman kargoya verileceği konusunda resmi bir bilgiye bile ulaşmakta güçlük çeken tüketicilerin, konuyla ilgili olarak ulaşmaya çalıştıkları İstanbul Bilişim’in telefon numaraları ve sosyal medya hesapları gibi iletişim kanallarından da sonuç alamadığı gözleniyor.

  İTO ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde yer alan kayıtlara göre Temmuz 2019’da şirketin eski ortağı Ediz Şahin paylarını Nurettin Yavuz’a devretti. Kasım 2019’da sermaye artımına giden ve toplam sermayesini 150 milyon TL’ye çıkaran Retro Bilişim’in şu andaki hisselerinin tamamı Nurettin Yavuz’a ait.

  Ticaret Sicil Gazetesi’nde yar alan bilgilere göre tek ortaklı bir limited şirket olan Retro Bilişim’in sahibi olan Yavuz, Diyarbakır’da ikamet ediyor.

  Google üzerinden veya alacağınız ürüne ilişkin arama yaptığınızda, İstanbul Bilişime ait reklamlı ilanı ilk sırada görmek mümkün. Bu da bir çok tüketicinin yanılarak siteden alışveriş yapmasına sebebiyet vermektedir.

TÜKETİCİLERİN EN ÇOK SORDUĞU SORULAR/ SORUNLAR ŞUNLARDIR;

  • Ürünü satın aldım ancak ürün stokta yok.
  • Almış olduğum ürünü üzerinden aylar geçmesine rağmen ürünü göndermediler.
  • İptal etmiş olduğum siparişin bedelini iade etmediler.
  • Müşteri temsilcisine bağlanamıyoruz.
  • Maillere cevap alamıyoruz.
  • Bizlerden almış olduğu paraları işletiyorlar mı?

PEKİ BU DURUMDA TÜKETİCİ NE YAPMALIDIR?

TÜKETİCİ HAKEM HEYETİNE BAŞVURU

Tüketici olarak yukarıda belirtmiş olduğumuz sorunları yaşıyorsanız ikametinize en yakın Tüketici Hakem Heyetine dilekçe yazarak başvurabilirsiniz.

Aynı zamanda E Devlet üzerinden de Tüketici Hakem Heyetine Başvuru yapabilirsiniz.

Yapacağınız başvuru herhangi bir ücrete veya harca tabi olmayıp tamamen ücretsizdir. (Yazımızın ekinde örnek başvuru dilekçesi bulunmaktadır.)

Şayet; satın almış olduğunuz ürünün bedeli parasal sınırın üzerinde kalıyorsa Tüketici Mahkemesine Başvurmanız gerekmektedir. 2020 yılına ait Tüketici Hakem Heyeti parasal sınırı aşağıdaki gibidir;

Tüketici Hakem Heyetlerine yapılacak başvurularda, büyükşehir statüsünde olan illerde değeri 6 bin 920 Türk Lirası’nın altında bulunan uyuşmazlıklarda İlçe Tüketici Hakem Heyetleri, yine büyükşehir statüsünde olan illerde değeri 6 bin 920 Türk Lirası ile 10 bin 390 Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri ve büyükşehir statüsünde olmayan illerin merkezlerinde ve bağlı ilçelerde değeri 10 bin 390 Türk Lirası’nın altında bulunan uyuşmazlıklarda İl Tüketici Hakem Heyetleri görevli olacak.

AYNI ZAMANDA İSTANBUL BİLİŞİM BENİ DOLANDIRDI, NE YAPABİLİRİM?

İstanbul Bilişim isimli online ticaret sitesinin binlerce insanı mağdur ettiği kaçınılmaz bir gerçektir. Şayet satın aldığınız bir ürünün size gönderilmemesi veya iptal etmiş olduğunuz sipariş bedelinin tarafınıza iade edilmemesi durumunda Tüketici Hakem Heyetine Başvurduktan sonra Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Yargıtayın vermiş olduğu kararlara göre; İnternet sitesinde bulunan ilandan parası ödenerek alınan bilgisayarın alıcıya gönderilmemesi bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen eylemlerin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. (YARGITAY CGK 2013 / 111 K.) Dolandırıcılık suçuna ilişkin açıklamalar aşağıda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

DOLANDIRICILIK SUÇU VE ŞARTLARI

Dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamasıdır.  Dolandırıcılık suçu Türk Ceza Kanunun 157 maddesinde düzenlenmiştir. 158. Maddede ise suçun nitelikli hali düzenlenmiştir.

TCK Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

Anayasanın 76. Maddesinde, dolandırıcılık suçunun yüz kızartıcı bir suç olduğu belirtilmiştir. Yüz kızartıcı suçlar, ahlak düzeninin çok şiddetle reddettiği, toplumun çok büyük ahlaki tepkiler gösterdiği, kişiyi toplum nazarında küçük düşüren suçlardır. (Ali Parlar, Dolandırıcılık Suçları, 2015, Ankara, Syf 17)

 Dolandırıcılık suçunda korunan hukuksal yara, münhasıran malvarlığıdır.

Suçun maddi konusu, malvarlığına ilişkin değerdir. Tüm taşınırlar veya taşınmazlar bu suçun konusunu oluşturur. Suçun faili herhangi bir gerçek kişi olabilir. Suçun mağduru ise herhangi bir gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi de olabilir.

Suçun maddi unsuru açısından, kanunda belirtilen bizden fazla fiilin gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunlar, failin hileli bir davranışta bulunması, bunun sonucunda mağdurun aldatılmış olması ve mağdurun veya üçüncü bir kişinin zararına olarak failin kendisine veya üçüncü bir kişiye yarar sağlaması ile oluşmaktadır.

Hile, objektif olarak hataya düşürücü ve başkasının tasavvuru üzerinde etki meydana getiren her türlü davranıştır.

YARGITAY CEZA GENEL KURULU 2015/1 KARAR

     Hile, maddi olmayan yollarla karşısındakini aldatan, hataya düşüren, düzen, dolap, oyun, entrika ve bunun gibi her türlü eylem olarak kabul edilebilir. Bu eylemler bir gösteriş biçiminde olabileceği gibi, gizli davranışlar olarak da ortaya çıkabilir. Gösterişte, fail sahip bulunmadığı imkanlara ve sıfata sahip olduğunu bildirmekte, gizli davranışta ise kendi durum veya sıfatını gizlemektedir. Ancak sadece yalan söylemek, dolandırıcılık suçunun hile unsurunun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Kanun koyucu yalanı belirli bir takım şekiller altında yapıldığı ve kamu düzenini bozacak nitelikte bulunduğu hallerde cezalandırmaktadır. Böyle olunca hukuki işlemlerde, sözleşmelerde bir kişi mücerret yalan söyleyerek diğerini aldatmış bulunuyorsa bu basit şekildeki aldatma, dolandırıcılık suçunun oluşumuna yetmeyecektir. Yapılan yalan açıklamaların dolandırıcılık suçunun hileli davranış unsurunu oluşturabilmesi için, bu açıklamaların doğruluğunu kabul ettirebilecek, böylece muhatabın inceleme eğilimini etkisiz bırakabilecek yoğunluk ve güçte olması ve gerektiğinde yalana bir takım dış hareketlerin eklenmiş bulunması gerekir.

  Aldatma, muhatabın iradesini etkileyen bir niteliğe sahip olduğu için, bu suçla aynı zamanda kişilerin irade özgürlüğü de ihlal edilmektedir. Suçun kanuni tanımından da anlaşılacağı üzere fail hileli bir davranışla muhatabını “aldatmış” olması gerekmektedir.

  Son olarak ise suçun oluşması için mağdurun veya başkasının zararına olarak failin veya bir başkasının yarar sağlaması gerekmektedir.

  Suçun manevi unsuru genel kasta dayanır. Fail, hileli davranışlar sonucunda kendisinin veya başkasının elde ettiği yararın malvarlığında artmaya, mağdurun malvarlığında azalmaya neden olduğunun bilinç ve iradesinde olmalıdır.  

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK

Nitelikli dolandırıcılık Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun;

a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,

b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,

c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,

d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,

e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,

f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,

g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,

h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,

i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,

j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,

k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,

l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,

İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.

(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır.

(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır.

YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ ESAS: 2015 / 13333 KARAR: 2018 / 5432 KARAR TARİHİ: 11.09.2018

  Şikayetçinin internet sitesindeki satılık araç ilanı gördükten sonra ilanda belirtilen irtibat numarası aracılığıyla sanıkla görüştüğü, 8.000 TL karşılığında anlaştıkları ve şikayetçinin sanığa 1.500 TL para verdiği, sanığın çeşitli bahanelerle aracı devretmediği gibi aldığı parayı da vermediği, bu suretle hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiğinin anlaşıldığı somut olayda, sanığın eylemini internet sitesinde ilan vererek gerçekleştirmesi karşısında, eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenen bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,

  Kanuna aykırı olup, sanıklar ve müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aynı kanunun 326/son maddesi uyarınca sanık …’ın şikayetçi …’a karşı eylemi ile ilgili olarak ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının gözetilmesine, 11.09.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ ESAS: 2017 / 29622 KARAR: 2017 / 18482 KARAR TARİHİ: 14.09.2017

  Dolandırıcılık Suçu – Bilişim Sistemlerinin Aynı Anda Birçok Kişiye Ulaşmasındaki Çabukluk Ve Sağladığı Kolaylık – İnternet Sitesinde Verilen İlan İle Gerçekleştirilen Dolandırıcılık Suçlarının Nitelikli Dolandırıcılık Suçunu Oluşturduğunun Kabulü Gereği

  ÖZET: Bilişim sistemlerinin aynı anda birçok kişiye ulaşmasındaki çabukluk ve sağladığı kolaylığa dayanarak internet sitesinde verilen ilan ile gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması kanuna aykırı olup hükmün bozulması gerekir.

YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ ESAS: 2014 / 12479 KARAR: 2017 / 71 KARAR TARİHİ: 09.01.2017

  Dolandırıcılık Suçu – İnternet Sitesi Üzerinden İlanını Verdiği Cep Telefonunun Talep Ettiği Ücretini Almasına Rağmen Cep Telefonunu Göndermeme – Eylemin Nitelikli Dolandırıcılık Suçunu Oluşturacağının Gözetilmesi Gereği

ÖZET: Sanığın internet sitesi üzerinden ilanını verdiği cep telefonunun talep ettiği ücretini almasına rağmen cep telefonunu göndermeyerek işlediği eylemin bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturacağının gözetilmesi gerekir.

Dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanığın, “sahibinden.com” adlı internet sitesine verdiği bir ilan ile Iphone marka cep telefonunu satılığa çıkardığı katılanın belirtilen telefonu satın almak üzere ilandaki numarayı arayarak 500 TL karşılığında satış konusunda anlaşmaya vardıkları, sanığın önce 500 TL’nin kendisine gönderilmesini isteyip akabinde cep telefonunu göndereceğini belirttiği, katılanın da bankamatikten 500 TL parayı sanık tarafından bildirilen Gaziantep ilinde bulunan hesaba gönderdiği, akabinde sanığın 200 TL daha para göndermesini istediği ancak, katılanın bunu kabul etmediği, aradan geçen süreye rağmen cep telefonunun gönderilmediği, sanığın cep telefonunu kapatarak katılanın kendisine ulaşmasını engellediği sanığın bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f, maddesi gereği “bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı kanunun 157/1 maddesi gereğince basit dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,

 Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi gereğince sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 09.01.2017 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 11/06/2013 tarih 2013/15-239 Esas, 2013/289 Karar sayılı kararında da belirtildiği şekilde, bilişim sistemlerinin aynı anda birçok kişiye ulaşmasındaki çabukluk ve sağladığı kolaylığa dayanarak “…” adlı internet sitesinde verilen ilan ile gerçekleştirilen dolandırıcılık suçlarının 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)

T.C YARGITAY . CEZA GENEL KURULU ESAS: 2012 / 15-1293 KARAR: 2013 / 111 KARAR TARİHİ: 02.04.2013

  Nitelikli Dolandırıcılık Suçu – İnternet Sitesinden Yapılan Ve Parası Ödenen Ürünün Gönderilmemesi – Bilişim Sisteminin Araç Olarak Kullanılması – Eylemin Nitelikli Dolandırıcılık Suçunu Oluşturduğu – Hükmün Onanması Gereği

  ÖZET: Bilişim sistemlerinin aynı anda birçok kişiye ulaşmasındaki çabukluk ve sağladığı kolaylığa dayanarak adlı internet sitesinden R…. Market Şirketler Topluluğu isimli işyeri adına HP marka dizüstü bilgisayarların satışı için ilan veren sanıkların, G….’da ikamet eden ve ilanı görerek bildirdikleri telefon numarasını aradıktan sonra hesaplarına para aktaran şikayetçiye sözde alışverişe konu bilgisayarı göndermemeleri şeklinde gerçekleşen olayda; bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle gerçekleştirilen eylemlerin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir. Bu nedenle, sanıkların bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine ilişkin yerel mahkeme hükmü ve bu hükmün onanmasına dair Özel Daire kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

Kaynak:

Türk Ceza Hukukunda Dolandırıcılık Suçları, Ali Parlar, Ankara, Bilge Yayınevi, 2015

Bilişim Suçları ve İnternet İletişim Hukuku, Yrd. Doç. Dr. M. Volkan Dülger, Ankara, 2015

Ceza Özel Hukuku, Tezcan, Erdem, Önok, Ankara, 2016

www.barandogan.av.tr

Sinerji Mevzuat

Avukat Fırat ACAY

2 thoughts on “İSTANBUL BİLİŞİM, TÜKETİCİLERİ DOLANDIRIYOR MU?

  1. Mükemmel ve açıklayıcı martdan beri sipariş bekliyorum en kısa zamanda tüm şikayetlerimi yapicam teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social profiles
Hemen Ara..