BOŞANMA DAVASINDA ZİYNET EŞYALARI KİME AİTTİR?

Bunu Paylaş

Evliliklerde taraflar boşanma aşamasındayken ya da boşanma aşamasından önceki süreçte en çok merak edilen konulardan birisi ziynet eşyalarının (düğün takılarının) kime ait olduğu mevzusudur. Gerek eşler gerekse aileler arasında bu konuda çıkan tartışmalar boşanmaya kadar gidebilmektedir. Genel kanı, erkek tarafının taktıklarının erkeğe, kadın tarafının taktıklarının kadına ait olduğu varsayımıdır.

  Yargıtayın bu konuda birçok emsal kararı bulunmakta ve emsal kararlarda düğünde takılan altınlar, erkeğe takılmış olsa dahi, kadına ait kabul edilmektedir. Genel olarak düğünde takılan takılar adı altında geçen ziynet eşyalarından kasıt kolye, bilezik, çeyrek, yarım, tam altın gibi bütün takıları kapsamaktadır. Fakat sadece erkeğin kullanabileceği takılar istisna tutulmuş, bunların erkeğe ait olduğu kabul edilmiştir. Buna örnek erkek saati gösterilebilir.

ZİYNET EŞYALARININ İADESİ DAVASINDA İSPAT YÜKÜ KİME AİTTİR?

Ziynet eşyalarının iadesine dair davalarda en önemli detaylardan birisi ispattır. Davayı açan davacı, iddiasını ispat etmek durumundadır. Aksi taktirde dava reddedilecektir. Bu yüzden davacı, dava açmadan önce iyi hazırlık yapmalı, delilleri hukuka uygun şekilde ve iyi belirlemelidir. Delil ispatı yapılamaz ise dava reddedileceği gibi aynı konuya ilişkin bir daha dava açma hakkı da bulunmayacaktır.

Ziynet eşyasının iadesine dair dava açan davacı, düğünde takılmış olan altınların kendisinde olmadığını ve koca tarafından alındığını ispat etmekle mükelleftir. Eğer takılan altınların kendisinde olmadığını ve kendisinden alınmış olduğunu ispat edemezse dava reddedilecektir.

Davacı kadın düğünde takılan altınların kendisinde olmadığını, davalı ya da ailesi tarafından kendisinden alındığını tanık, mesaj, ses kaydı, video, fotoğraf gibi birçok delille ispat edebilir. Eğer tanık beyanları anlatıma dayalı olursa ispatlanmış sayılmamaktadır. Tanık kişi, beyanında davalıdan, davacıdan ya da herhangin bir sohbet muhabbet sırasında birisinden duyduğunu beyan ederse ispat kabul edilmemektedir. Tanığın davalının davacıdan altınları aldığını görmesi ve mahkemede bu durumu beyan etmesi ile ispat gerçekleşecektir.

Yine Yargıtay kararlarına göre kural olarak evi terk eden kadının ziynet eşyalarını da beraberinde götürdüğü kabul edilir. Bu durumda kadın ziynet eşyalarının evde kaldığını ispat etmek zorundadır. Fakat bazı durumlar istisnai kabul edilmektedir. Mesela kadının evden boşanmayı tasarlayarak ayrılmadığı, ani gelişen olaylar neticesinde eşinden, evinden ayrı düşen kadının ziynet eşyalarını yanında götürmediği kabul edilebilmektedir.

Ayrıca davalı kişi de altınların kendisinde olmadığını, davalıda olduğunu iddia edebilir. Bu durumda bunu ispat ile yükümlüdür. Sonuç olarak davada kendi lehine bir durum elde etmek isteyen, kendi yararına hakkını savunan kişi, iddialarını kanıtlamakla yükümlüdür. Kanıtlayamadığı taktirde iddialar ispatlanamamış olacak ve davayı kazanma olasılığı ortadan kalkacaktır. Eğer uzman bir boşanma avukatından destek alınırsa telafisi imkânsız hatalara fırsat verilmemiş olacaktır.

ZİYNET EŞYASI (DÜĞÜN TAKILARI) DAVASI NASIL AÇILIR?

Düğünde takılan ziynet eşyaları ile ilgili talepler, boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilir ya da boşanma davasının kesinleşmesinden sonra ayrıca bir dava açma şeklinde de olabilir.

Düğündeki ziynet eşyalarına ait açılan davanın kademeli dava biçiminde açılması daha isabetlidir. Yani davacı, ziynet eşyalarının mümkünse aynen iadesini, mümkün değilse takıların bedellerinin ödenmesine karar verilmesini istemelidir. Mesela dilekçesinde şöyle bir talepte bulunabilir:

“15 çeyrek altın, 10 tam altın, 20 bilezikten ibaret düğünde takılmış olan ziynet eşyalarının aynen iadesini, aynen iadesinin mümkün olmaması halinde 60 bin TL olan bedelin yasal faizleriyle beraber ödenmesine karar verilmesini talep ediyoruz”

Sözkonusu düğün takılarının iadesi ya da iadesinin mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesi talebi, boşanma davasının bir eki değildir. Bağımsız bir taleptir ve bu yüzden boşanma davasında eğer ziynet eşyası talebi bulunuyorsa ayrıyeten nispi harç ödenmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2015/4638 sayılı karasında bu durum şöyle yer açıklanmıştır:

“Davacı, dava dilekçesinde boşanma talebi yanında ziynet eşyası talebinde de bulunmaktadır. Dava açılırken alınan başvuru harcı, dava dilekçesindeki isteklerin hepsini kapsamaktadır. Ziynet alacağı talebi ise boşanmanın eki niteliğinde değildir ve ayrıca nispi harca tabidir. Davanın açılması esnasında nispi harç alınmadığı gibi yargılama sırasında da bu eksiklik giderilmemiştir. Nispi harç tamamlanmadan müteakip işlemler sürdürülemez. O halde talep edilen ziynet bedeli üzerinden nispi harcın peşin kısmının yatırılması için davacıya ek süre verilmelidir. Harç noksanlığı giderildikten sonra talebin esası incelenmeli ve karar verilmelidir.”

ZİYNET EŞYASI DAVALARINDA HARÇ ORANI

Düğünde takılan ziynet eşyalarının iadesine dair açılacak olan davadaki harç, nispi harçtır ve davaya konu edilen altınların değerine göre nispi harç hesaplaması yapılır. Ziynet değeri üzerinden harç, binde 68,31 oranında hesaplanır.

Davada, davacı faiz talebinde de bulunabilir. Fakat burada önemli detay, davacı tarafından ziynet eşyalarının iadesiyle birlikte faiz talebine de yer verilmesidir. Aksi taktirde mahkeme, faize hükmetmemektedir.

ZİYNET EŞYASI DAVALARINDA GÖREVLİ VE YETKİLİ MAHKEME

Ziynet eşyalarının iadesi talebinde bulunacak kişinin hangi mahkemede dava açacağını bilmesi gerekir. Görevli veya yetkili olmayan bir mahkemeye dava açmak, hukuki kayıp ve zaman aşımı kaybı ortaya çıkarabilir.

Ziynet eşyalarına dair davalarda görevli mahkemeler, aile mahkemeleridir. Eğer bulunulan yerde aile mahkemesi yoksa davada asliye hukuk mahkemeleri görevlidir. Bu durumda asliye hukuk mahkemeleri aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakabilir. Yer yönünden yetkili mahkeme, genel yetkili mahkeme olan davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Fakat boşanma davası ile birlikte ziynet eşyası davası açıldı ise eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya boşanmadan önceki son 6 ayda eşlerin birlikte ikamet ettikleri yer mahkemesi yetkilidir.

ZİYNET EŞYASI (DÜĞÜN TAKILARI) BOŞANMA HALİNDE MAL PAYLAŞIMINA DAHİL EDİLİR Mİ?

Düğünde takılan ziynet eşyaları kadının malı kabul edilir. Bu yüzden boşanma halinde mal paylaşımına dahil edilmez. Hatta düğünde takılmış olan takıların evlilik için ortak ihtiyaçlara harcanması, düğün masraflarının takılarla karşılanması ya da takılarla erkeğin borçlarının ödenmesi gibi çeşitli nedenlerle ziynet eşyaları elden çıkmış olsa dahi boşanma halinde kadının erkek eşten düğün takılarını talep etme hakkı bulunuyor.

Kadın kendi özgür iradesiyle iade edilmemek kaydıyla düğün takılarını erkeğe vermiş ise bu durumda artık geri talep edemez. Fakat böyle bir durumda erkeğin takıların iade edilmemek şartıyla kadından kendisine verildiğini ispat etmesi gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2014/26223 sayılı kararında bu durum şöyle açıklanmıştır:

Düğünde takılan ziynet eşyaları ve takı paraları taraflar arasında aksi bir anlaşma mevcut değilse kadına aittir. İade edilmeme koşulu ile verildiği kanıtlanmaz ise bunların koca tarafından bozdurulup harcanması onu iade borcundan kurtarmamaktadır. Davacı-davalı koca, verdiği cevapta altınların hepsinin nişan, düğün, ev eşyası borçlarını ödemek için kullandığını beyan ve kabul etmiştir. Fakat takı parasının iade edilmemek üzere kadın tarafından kendisine verildiğini ispat edememiştir. Bu sebeple kadının takı talebine dair davasının kabul edilmesi gerekir.”

ISLAH YOLUYLA ZİYNET EŞYALARI TALEP EDİLEBİLİR Mİ?

Eğer ziynet eşyaları, boşanma dava dilekçesi ile talep edilmemiş ise ıslah dilekçesi verilmek kaydıyla talep edilemez. Bu durumda ıslah talebi yerine ziynet eşyaları için ek dava açılmalı, açılan davanın boşanma davasıyla birleştirilmesi talep edilmelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 2013/21102 sayılı kararı bu konuda emsaldir:

Davacı kadın, dava dilekçesinde 20.000,00 TL ziynet bedeli istemiştir. Düğünde takılan para yönünden talepte bulunmamıştır. Yargılama devam ettiği sürede 20.09.2012 tarihinde ziynet talebini ıslah ederken davaya konu etmediği 10.000,00 TL düğünde takılan parayı da istemiştir. Islahla yeni bir talepte bulunmuştur; fakat ıslahla talep değiştirilebilse de yeni bir talep ilave edilemez. Kaldı ki bu konuda yargılama harcı da alınmamış. Düğünde takılan paraya dair davacının talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği halde yazılı biçimde kabulü doğru görülmemiştir.”

ZİYNET EŞYASI (DÜĞÜNDE TAKILARI) İADESİ DAVASI ZAMANAŞIMI

Ziynet eşyası (düğün takıları) davalının zilyetliğinde ise, yani dava sırasında düğün takıları mevcutsa aynen iadesine dair açılan davaya istihkak davası adı verilir. Ziynet eşyasına dair istihkak davası açmak için herhangi bir zaman aşımı süresi söz konusu değildir. Dava her zaman açılabilir.

Eğer düğün ziynet eşyaları dava açıldığı sırada mevcut değilse ve davacı tarafından ziynet eşyalarının aynen iade edilmeleri mümkün olmadığından dolayı bedeli talep edilmişse dava açma süresi 10 yıldır. Bunun nedeni ziynet eşyalarının aynen iadelerinde zaman aşımının bulunmadığı istihkak davası niteliğinde iken bedelin ödenmesi talebi 10 yıllık zaman aşımına tabi tazminat davası niteliğinde yer almaktadır. Bu tür davalarda Borçlar Kanunu dikkate alınarak işlem gerçekleştirilir. Ziynet eşyalarının bedelinin talep edilmesi durumunda zaman aşımı süresi, boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren başlamış olur.

ZİYNET EŞYASI (DÜĞÜN TAKILARI) İADESİ DAVASINDA BİLİRKİŞİ RAPORU

Düğünde takılan ziynet eşyalarına dair talepte bulunan ya da bulunmayı düşünen kişilerin merak ettiği konulardan birisi altınların miktarının nasıl kanıtlanacağı ve hesaplanmasının kimler tarafından yapılacağıdır. İlk olarak davacı tarafın düğün takılarına dair açtığı dava dosyasında miktar, cins ve değer belirtmesi gerekir. Fakat bunları belirlemek pek de kolay olmaz.

Takıların değeri, bilirkişi tarafından hesaplanır. Davacı, dava dilekçesi ekinde düğüne dair CD kayıtlarını sunmalı, CD kaydı yoksa düğünde çekilmiş olan fotoğrafları sunmalıdır. Bilirkişi, dosyada sunulan belgeler ve deliller neticesinde bir hesaplama yapacaktır. Altın hesaplamasında uzman olan bilirkişiler öncelikle düğünde ne kadar altın takıldığının tespitini yapacak, bu altınların cinsini, miktarını ve değerini detaylı olarak raporlandıracaktır. Raporda bilirkişi, altınları miktar ve cinsine göre sıralayacak, ardından da değerlerinin hesaplamasını yapacaktır. Bilirkişi raporunda altınları değeri, dava açılış tarihine göre hesaplanacaktır.

ANLAŞMALI BOŞANMADA ZİYNET EŞYALARI NE OLUR?

Anlaşmalı boşanmalarda ziynet eşyalarının durumu biraz daha değişir. Tarafların boşanma yanında diğer unsurlar üzerinde de anlaşmış olmaları gerekir. Taraflar, boşanmaya bağlı olan düğünde takılan altınlara dair bir anlaşma yapmalıdırlar. Mahkemeye sunacakları protokol ile taraflar, ziynet eşyalarının kimde kalacağına dair bir madde ekleyebilirler.

Av. Fırat ACAY

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social profiles
Hemen Ara..